İlker Yasin ile başlayalım bu güzel gecenin konusuna... Bu gün öğrendiğime göre hangi maçların hangi kanalda yayınlanacağını İlker Yasin isimli "büyük insan" karar veriyormuş. Buradan O'na selamlarımı iletiyorum. Polonya ve Çin televizyonlarından izletmeye mahkum ettiler bizi bu gece.
Turun favorisini millet Chelsea'yi gösteriyordu. İlk maç öncesi yine de bir umut, bir heves diyerek başladı heyecan. İlk maçta 2. dakikada gelen gol belki de bu gece İnter'i bir üst tura taşıdı. 2-1'lik galibiyet skor olarak avantaj gözüksede Chelsea'nin 1-0'lık olağan galibiyeti bütün hayallerin suya gitmesine neden olacaktı.

Ya arkadaş ben daha başka bi'şey demiyorum. Jose yine büyük adam olduğunu gösterdi sahaya çıkarttığı kadro ile. İleride top tuttular, ayağa oynadılar ve Maicon-Samuel-Lucio gibi de savunma oyuncuların olunca turu atlıyorsun. Kim ne derse desin Jose, O'nun da dediği gibi "Special One"! Adam Stamford Bridge'de yenilmek nedir bilmiyor ve yine yenilmedi.
Chelsea 21 maçlık serisini kaybetti. Eto'o'nun Barcelona formasıyla attığı golden sonra 21 maçtır yenilmiyorlardı ki ne garip bu gece yine Eto'o çıktı sahneye. 4 sene önce stamford bridge'de barcelona formasıyla O'nu yakan Eto'o bu kez eski takımına karşı turu sağlama aldı. Abramoviç ne kadar para harcarsa harcasın O'nun da kaderi R.Madrid gibi olacak sanırım. O kadar para harca ve istediğin kupaya bir türlü ulaşama.
Chelsea maça 3. kalecisiyle çıktı. Jose 3 forvetini birden sürdü sahaya. Drogba yine kırmızı kart gördü, bu O'nun Şampiyonlar Ligi kariyerindeki 3. kırmızı kartı oldu. Rekor Davids'te 4 kırmızı kart ile.












